Download Hanefi Avcı - Haliç'te Yaşayan Simonlar PDF

TitleHanefi Avcı - Haliç'te Yaşayan Simonlar
File Size2.4 MB
Total Pages602
Document Text Contents
Page 1

HALİÇ'TE YAŞAYAN

SİMONLAR

Dün Devlet Bugün Cemaat

HANEFİ AVCI

ANGORA

Page 2

İÇİNDEKİLER

1 . B ö l ü m : D E V L E T

Neden yazıyorum? 3

Simon 10

Haliç'te Yaşayanlar 18

Kitabın Dilindeki Sertlik 21

Köydeki Okul Yıllarım 22

M E R S İ N 2 7

Gülnar İlçe Emniyet Komiserliğim 27

Gençlik Parkı'ndaki Garsonlar İdeolojik Konularda

Benden Bilgiliydi 34

Mut İlçe Emniyet Komiserliğim..........................................................36

Pavyoncuların Şikâyetleri...................................................................40

İlçede İki Hükümet Tabibi ile Çalışma 45

İki Öğrencinin Vurulması 48

Mersin Merkezdeki Görevlerim 51

Mafyanın Gücü 52

Namık Astsubayın Mafyayla Kurtarılması 57

PKK'lılann Banka Soygunu 61

Acilciler Operasyonu 63

İhvancılar Operasyonu ve Halit Musto. 72

Telsiz Telefon Kullanan Fabrikatör Tutuklandı 79

Ehliyet Yolsuzluğu 81

Altın Kaçakçılığı Davası 83

Kaçakçılık Kültürü Atadan Gelir. 90

D İ Y A R B A K I R 93

Güneydoğu'daki Güvenlik Kuvvetleri PKK'yı Bilmiyor 93

Küçük Ağa 94

PKK'nın Yakın Geleceği Neşet Çiçek...

Almanya Ziyareti

İki TİKKO'lunun Yakalanması

Burhan Nart Olayı

Aranan Üç Kişinin Yakalanması

Seren Operasyonu

lii

Page 301

1. Bölüm: Devlet

ğişiyordu. Bu şekilde örgütlenmeye, yuvalanmaya mani olmak

istiyordum. Tabii ki kolay değildi. Alışılmış bir kültür vardı.

Özellikle gümrük camiası ve gümrük yapısında rüşvet al­

mak veya vermek, gayri meşru menfaat temin etmek burada

sanki bir hak olarak gelenekselleşmişti, birçok memur daha

başta rüşvet almak ve bu yolla zengin olmak için burayı ter­

cih ediyordu. Görevlilerde böyle bir anlayış vardı. Birçok insan

da bunu gayet doğal görüyordu. Çünkü küçük miktarlarda pa­

ralar dönüyor, diğer insanlar da kaçakçılık sayesinde küçük

menfaatler temin ediyordu. Bunların az miktarını memurlara

vermenin onlar için hiçbir mahsuru yoktu. Bu nedenle rüşveti

kesmek çok da kolay değildi. Yeni sistemle birlikte, her teşkila­

tın kendisini denetlemesini umarak, mümkün mertebe bu ko­

nudan uzak durmaya çalıştık, polis teşkilatının diğer teşkilatlar

üzerinde hegemonyasını kurmuş gibi gözükmesini istemiyor­

duk. Bize gelen her ihbar ve olayı kendi sistemi içerisinde çö­

zülsün diye Gümrük Başmüdürü 'ne göndermeye başladık.

Oraya gönderilen Gümrük Başmüdürü Mehmet Hatipoğlu

gerçekten de bu görevi iyi yapabilen biriydi ve ona destek olmak

için bu konudan uzak duruyorduk. Buna rağmen yine birkaç

defa tahkikat yapma ihtiyacı duyduk ve gördük ki boş bırakıldı

mı bir grup insan hemen örgütlenebiliyordu. Bir, bir buçuk yıl

kadar uzak durunca rüşvet dedikoduları az da olsa yeniden

duyulmaya başlamıştı.

Bir süre sonra Kapıkule'de yeni bir yolsuzluğa el koyduk.

Sınırdan Türkiye'ye giren ve transit geçerek yurtdışına gidecek

olan önemli mallar, ülke içinde kaçağa kayabileceği için naklo-

iurken bir gümrük memuru (kolcu) eşliğinde çıkışa kadar götü­

rülürdü. Bu kolcunun görevi, ülkeye girişte araca binmek, araç

ülkeden çıkıncaya kadar nakil aracıyla beraber gitmekti. Ancak

bir müddet izledikten sonra bazı kolcuların araçlarla beraber

değil, uçakla gittiklerini fark ettik veya hiç gitmedikleri halde

295

Page 302

Haliç'te Yaşayan Simonlar

296

kendilerini gitmiş gösteriyorlardı. Üstelik bu göreve gitmek için

normal harcırahları haricinde özel paralar alıyorlardı.

Bir vatandaş dayanamamış, durumu şikâyet etmişti. Va­

tandaşın iddiasına göre her şeyi rüşvetsiz normal yöntemle

yapmaya kalkmış, yüklü aracı dokuz gün boyunca kapıda iş­

lemleri yapılmadan bekletilmişti. Halbuki bir aracın birkaç sa­

atten fazla orada kalmaması gerekiyordu. Dokuz günün sonun­

da normal harcırah ödemesinin dışında 1200 TL civarında bir

parayı kolcu olarak gelecek olan gümrük memuruna vermişti.

Fakat buna rağmen gümrükçü araçla beraber hiç gitmemişti.

Bu kişiyi yakaladığımızda bunun emsallerinin çok olduğunu,

ayrıca birçok görevlinin de kolcuları gitmiş gibi göstererek para

aldıklarım tespit ettik. Bu birden fazla insan tarafından yapılı­

yordu. Hatta o iste görevli olan Gümrük Müdür Yardımcısı veya

oradaki gümrük yetkilisi, yöneticisi, müdürü bile şahıslara,

"Git oradakilerle anlaş, kimi ikna edersen o gitsin." diyebiliyor­

du. Üstelik o yönetici de gitmediklerini biliyordu. Kimse dışarı

göreve gitmek istemiyordu. Gümrük Müdürü'nün tayin etmesi

gereken kolcuları şoförler kendileri buluyor, ikna etmeye çalı­

şıyor, pazarlık yaparak, neye razı ederlerse, işte bu kişi gidecek

diye memuru yanma kolcu etmek suretiyle ancak işlemlerini

yaptırabiliyordu. Yani amirinden kolcusuna kadar yine bir şe­

beke kurmuşlardı. Bence bu çok önemli bir olaydı. Ancak bu

kez belli süreli izleme, takip yapmamıştık; yalnızca o anlık olayı

tahkikat yaparak adliyeye intikal ettirdik.

Kapının Düzeni İçin Alınması Gereken İdari Tedbirler

Şimdi sıra kapıda bu kirli duruma sebebiyet veren ortamı

düzeltmeye gelmişti; kapıdaki rüşvet, irtikap aslında kötü bir

ortamın neticesiydi, ne de olsa kapıdan her geçene, free snop­

lardan gümrüksüz sigara ve içki gibi tekel maddesi alma ve ül­

keye sokma hakkı verilmişti. Günübirlik giriş çıkış adı altında

bir kişinin kendi ihtiyacının çok üzerinde sigara ve içkiyi ver-

Page 601

Haliç'te Yaşayan Simonlar

Sanal ,Osman, 515-517
Şemdinli Davası, 158, 186,

423, 527,528, 530

Şemdinli İddianamesi, 527,

528

Şen, Hakkı Süha, 265

Şener , Nedim, 440

Şengün, Koksal, 583

Şeyh Salih Kurter, 433, 506

Şimşek, Fethi, 492

T

Talabani, Celal, 156-160,

371, 375, 535

Tantan, Saadettin, 238

Tekin, Muzaffer, 505-508,

539

Telekomünikasyon İletişim

Başkanlığı, 492

Telsim, 250, 253, 257, 259,

261

Termal Kamera, 155, 225-

231

Termikel, 310-316

Terör, 3, 9, 35, 57-62, 79-89,

96, 101, 122, 129, 142,

145, 152, 161-164, 174,

187-192, 212-223, 240,

330-332, 346, 357-369,

377, 388, 392, 473, 500,

515, 528, 531, 550, 584

Terörle Mücadele Şubesi, 51,

65, 137, 183, 186

T H K P - C , 65

TİB, 490, 492, 495, 499, 541,

547, 581

T İ K K O , 104-109, 131, 152,

172,177

T M S F , 239, 253, 260, 262,

424

Trabzon, 29, 242, 329, 431

Tuğtekin, Cemil, 587

Tuncel, Erhan, 431

Turgut ö z a l Derneği, 559

Türkbank Olayı, 422

Türkmen, Levent, 544, 568

u-ü
Uçar, Halil, 292, 301

Uluslararası Sivil Toplum

Kuruluşlarını Destekleme

Derneği, 559

UYAP, 449, 458

Uzan Olayı, 238-263

Uzan, Cem, 240, 251, 255,

261

Uzan, Kemal, 245, 247, 251,

262

Uzun, Sabri, 284, 301, 421,

425-428, 500, 557

Uzunkaya, Celal, 465-468,

4 7 2 , 4 7 9 , 4 8 6 , 5 8 4

Onlütürk, Memduh, 533
Unsal, Faruk, 474, 477, 479,

523, 584

V-Y

Velioğlu, Hüseyin, 538

Yağan, Bedri, 182, 183, 185

Yalçın, Metin Yavuz, 544, 568

596

Page 602

Dizin

Yalçın, Soner, 199, 200, 204

Yargıtay, 253, 264-268, 292,

412, 504, 513, 560, 577

Yaz, Alper, 417

Yedig, Serhan, 340

Yeşil, 202-207, 413

Yıldıran, Oktay, 145, 146

Yıldırım, Erdoğan, 517

Yıldırım, Mahmut, bkz. Yeşil

Yılmaz, Ertuğrul, 507, 539

Yılmaz, Mesut, 339, 422, 423

Yiğit, Korkmaz, 422

Yunanistan, 79, 116, 155,

266, 286, 378-383, 550,

552

Yüksel, Nuh Mete, 560, 567,

568

z
Zana, Leyla, 374

Zirve Yayınevi Katliamı, 532,

541

Zola, Emile, 463

597

Similer Documents